Fonda Şarkı Söyleyen Kadınlar: Ümmü Gülsüm, Warda, Asmahan

Düğümlere Üfleyen Kadınlar’da sadece karakterlerin yolculuğuna eşlik etmekle kalmıyor, arka planda tüm hikâyeye hâkim olan başka kadınlarla birlikte ilerliyoruz.

Ebru Aydın

13.10.2017

Fonda Şarkı Söyleyen Kadınlar: Ümmü Gülsüm, Warda, Asmahan

Yazarlıkta 20. yılını 2016’da geride bırakan Ece Temelkuran’ın Düğümlere Üfleyen Kadınlar’ı, yolları tesadüfen kesişen dört kadının Ortadoğu’da bir yolculuğa çıkmalarını anlatıyor: Tunuslu Amira ve Madam Lilla, Mısırlı Maryam ve Türkiyeli bir gazeteci (yazarın kendisi).

Bir otel lobisinde tanışan kadınların hikâyesi Madam’ın bu üç kadını evine davet etmesiyle başlıyor. Kalbi kırık Madam Lilla’nın kendisiyle birlikte Madam’ın intikamını almaya çalışırlarken bu kadınlar, aslında kendi intikamlarını da alıyorlar. Ve yolculuk başlıyor: Tunus, Libya, Mısır ve Lübnan.

Bu yolculuk sırasında kadınların sakladıkları, kaçtıkları yaşamöykülerini öğrenirken onları tanımakla kalmıyor onlara eşlik eden arka planda tüm hikâyeye hâkim olan başka kadınlarla birlikte ilerliyoruz kurguda: Ümmü Gülsüm, Warda ve Asmahan. Fonda hep duyacağınız bir melodik bir ritim var bu üç kadın sayesinde. Bu üç kadını da hikâyenin içine katan yazar kitabı okurken özellikle fonda iki şarkının çalmasını öğütlüyor okura: Warda'dan “Walla Zaman” ve Ümmü Gülsüm’den “Inta Omri”. [1]

 

Bizim zamanımız yeniden çalışmaya başlamıştı. Hiç konuşmadık ve çok sevindik. Annesinin eli başında durmaktan vazgeçer diye hiç kıpırdamadan duran çocuklar gibi durduk. Warda, erguvana nadiren izin veren karanlık çöle sesleniyordu:

Walla Zaman...[2]

 

Tüm kitaba hâkim olan müziğin nedenini anlamak çok zor değil; çünkü yazar diğer kitaplarını olduğu gibi müzikle yazmış bu romanı da. Öne çıkan bu üç kadın müzisyen roman boyunca arabada, sofrada, bahçede, yalnız başlarınayken sadece fonda söylemiyorlar şarkılarını. Hikâyeye ortak oluyorlar, hatta parçası olmayı başarıyorlar. Bu müzisyenlerin kadın olmaları ise elbette tesadüf değil!

 

Her kitap için bir şarkı listesi olur bende. Genelde de kitaplarda da o şarkıları görürsünüz. Biraz saplantılı bir halim oluyor yazarken, hep aynı şeyleri dinliyorum. Mesela Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita Andrea Valera ile yazıldı, Ağrı’nın Derinliği Billie Holiday ile, Düğümlere Üfleyen Kadınlar Ümmü Gülsüm ile, Muz Sesleri Fairuz ile. Hep de kadınlar yani! [3]

 

Yine de en çok öne çıkan kadın müzisyeni ayrıca düşünmeli. En çok onun hâkimiyeti hissediliyor çünkü. Belki de hikâyeye en uygun karakter Ümmü Gülsüm’ün kendisi. Gülsüm’ün sert, romandaki deyimle “erkek” hali, kadın karakterlerin öfkelerine, efkârlı şarkıları ise bu kadınların üzüntülerine ortak oluyor. Ümmü Gülsüm’ün bu hikâyede bu kadar baskın rol alması ise nedensiz değil elbette. Henüz yirmi altı yaşındayken şaibeli bir trafik kazasıyla hayata gözlerini kapatan Prenses Asmahan, Ümmü Gülsüm’ün belki de tek rakibiydi. Bu yüzden prensesin ölümünden sonra Ümmü Gülsüm’ün bu ölümde parmağı olabileceği iddiaları da yabana atılır gibi değildi:

 

Ahh... Ümmü Gülsüm... Kimleri kimleri ezdi geçti bu kadın. En çok da Asmahan’a içlenirim. Ne kadındı! Saygı duyulmak için fazla güzel. Erkekleşmiş Ümmü Gülsüm’ü alt edebilmek için fazla zarif.[4]

 

     İşte yazarın kendisini de dahil ettiği karakterin, hikâyenin kahramanları için yaptığı benzetme ve efsane giriş taksimiyle “İnta Omri”:

 

(…) Ümmü Gülsüm’ün iki saat süren İnta Omri’si ikinci kez çalmaya başlamıştı. Amira, Maryam ve Madam Lilla şarkının giriş taksimi kadar güzel görünüyordu.[5]

 

    

 

[1] “Kimseden İntikam Alamadım”, Röportaj: Işıl Cinmen, Habertürk.

[2] Ece Temelkuran, Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Can Yayınları, 2016, s. 253.

[3] “23 Yaşında İhtiyar Bir Yazar 20 Yıl Sonra Kaç Yaşında Olur?”, Röportaj: F. Çağdaş İslim, Bianet.

[4] Düğümlere Üfleyen Kadınlar, s. 25.

[5] Age., s. 469.

Müzik Listeleri
Ece Temelkuran
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Ortadoğu
Kadınlar

İlgili Yazılar

İlgili Kitaplar