Köpek Günlerinde Hava Durumu ve Sebald

Yaşadığımız bu boğucu günlere Batı dillerinde “köpek günleri” deniyordu. Sebald’in 1992’nin köpek günlerinde yaptığı yürüyüş, “Genişletilmiş Dipnot”ta.

Şebnem Sunar

10.8.2017

Köpek Günlerinde Hava Durumu ve Sebald

Eskilerin deyimiyle eyyam-ı bahurun hepimizi esir aldığı şu boğucu günler sadece bize özgü değil. Bizim coğrafyada genelde 31 Temmuz-7 Ağustos arasındaki bir haftalık zaman dilimine tarihlenme eğiliminde olsa da, kuzey yarımkürede temmuz, ağustos ve eylül aylarında görülen aşırı sıcak ve nemli günler, eyyam-ı bahurdan sayılıyor. Bu sıcak dalgasının Batı dillerinde “köpek günleri” diye adlandırılması ise eski Mısır takviminde Sirius’un, yani Büyük Köpek Takımyıldızı’nın etkisinin görüldüğü döneme denk gelmesinden kaynaklanıyor. Yunanlar bugünlerde, Güneş’le eşzamanlı yükselen Alfa Büyük Köpek’in ya da bilinen adıyla Akyıldız’ın ısısı ile Güneş’in ısısının birbirine eklemlenmesi sonucunda havanın aşırı sıcaklaştığına inanıyorlardı.

 

1992: Eyyam-ı bahur sona ererken W.G. Sebald, İngiltere’nin doğu kesiminde yer alan Suffolk Kontluğu’nda gezintiler yapar. Yürüyerek dolaşır Sebald; bütün gezileri gibi bu da bir yürüyüştür nitekim. Frédéric Gros’nun da söylediği gibi, “yürümek spor değildir”[1]; en azından Sebald’de bu amaç üzerinden işlev görmez. Gerçekliğin üzerindeki perdeyi kaldırmak, onu açığa çıkarmak üzere yürür Sebald.

 

Sebald’in bu gezintilerinin notlarından, bizim sonradan Satürn’ün Halkaları adıyla okuyacağımız çalışma ortaya çıkar ve İngiltere’de Bir Hac Yolculuğu altbaşlığını alır. Hac, kendini kendinden uzak bir gelenekte, deyiş yerindeyse geçmişte bulmak için yapılan yolculuktur ve Sebald’in bu yolculuğu da bizi geçmişe, tarihe götürür. Ne var ki Sebald söz konusu olduğunda bu kavramlar hep yıkım demektir. Yıkım ise yok oluşa işaret eder ve bu da kültürdür. Sebald bize, düşünmeye alışık olduğumuzun aksine, kültürün kurmadığını gösterir. Bilakis yıkar kültür. Kurucu değil yıkıcıdır: Kendinden önce orada olanı, mevcudu yıkar. Sebald bunu, “[ş]eylerin aldığı her yeni biçim, üzerinde yok oluşun gölgesini taşır,”[2] diyerek anlatır bize. Yıkımın, yok oluşun tarihi bize kültür dediğimiz şeyi sağlar. Bugünü, şimdiyi, şimdiki zamanı belirleyen de işte bu yıkımdır.


 


[1] Frédéric Gros, Yürümenin Felsefesi, çev. Albina Ulutaşlı, Kolektif Kitap, İstanbul, 2017, s. 9.

[2] W.G. Sebald, Satürn’ün Halkaları: İngiltere’de Bir Hac Yolculuğu, çev. Yeşim Tükel, Can Yayınları, İstanbul, 2006, s. 32-33.

 

 

W.G. Sebald
Yaz

İlgili Kitaplar