Uzun Uzun >

Ateş Çevresinde Sohbetler ve Edebiyatın Gücü

Slow Food Hareketi yemekten yola çıkarak kültüre, siyasete, sanata, tüm hayata yayılan, temelinde hayattan keyif alma ve mutlu olma hakkı yatan bir felsefeye sahip.
Ateş Çevresinde Sohbetler ve Edebiyatın Gücü

Can Yayınları

25.7.2018

Luis Sepúlveda ve Carlo Petrini’nin kitabı, Mutluluğa Dair Bir Düşünce, özellikle son yıllarda ivme kazanan Slow Food Hareketi’nin felsefesini derli toplu bir şekilde okura sunan küçük bir cevher. Sadece yemeğe değil, yemekten yola çıkarak kültüre, siyasete, sanata, tüm hayata yayılan, temelinde hayattan keyif alma ve mutlu olma hakkı yatan bir felsefe Slow Food. Bu bağlamda Şilili yazar ve aktivist Sepúlveda ile Sloow Food’un kurucusu Petrini, Mutluluğa Dair Bir Düşünce’de çok farklı konuları ele alıyorlar.

Hem yetişkin hem çocuk kitaplarını yayımladığımız Sepúlveda, kitaptaki “Beslenmeye Dair Bir Düşünce” yazısında, beslenme ile kültürün ve iletişimin özel bağını gözler önüne seren çok hoş bir anekdota yer veriyor. Akşam yemeği için sofraya oturulan ânın günün en sevdiği ânı olduğunu söyleyen Sepúlveda, yemek anlatısının çekirdek aileden de Batı tarihinden de daha eskiye dayandığını gösteriyor:

 

Yaşamım boyunca birçok kültür tanıma şansına sahip oldum. 1978’de Ekvador’da, Amazon Havzası’nın kalbine yolculuk yapabildim ve yedi ay Shuar adlı bir etnik grupla beraber yaşadım. Dillerinin tek bir kelimesini bilmiyordum, içlerinden Portekizce ve İspanyolca birkaç kelime bilen bir kişiyle iletişim kuruyordum, ama o birkaç sözcük bile birlikte çok şey yaptıklarını anlamam için yeterliydi. Yaşam ve düşünce tarzlarını öğrendikçe, günün sonunda, ateşin çevresinde toplanıp sohbete başladıklarında onlara katılmak beni gittikçe daha çok cezbediyordu. Hiçbir şey anlamazdım ama çok eğlenceli bir iletişim olduğunu sezerdim, çünkü küçükler güler, herkes sohbete dahil olurdu, fikir ve yorumların yanan ateşin üstünde birbirine karıştığı belliydi... Çünkü insan gününü nasıl geçirdiğini anlattığında, tanım asla özgün değildir. Hayal gücünün her zaman bir katkısı olur ve günlük deneyimi paylaşmak gibi sadece bir eyleme zenginlik katar.

Eğer bu edebiyat değilse, nedir? Edebiyat, hayal gücünün katkısıyla gerçeği anlatmak demektir; hayal gücü gerçeği daha belirgin, daha zengin, daha etkileyici kılar, sonuçta yaşamın kendisinin gerçeğini yansıtan bir çekicilik sağlar.

Hiç unutmam, en mutlu günlerimden biri, dillerinin otuz-kırk kelimesini öğrendikten sonra, bir akşam, “Ben de günümü nasıl geçirdiğimi anlatmak istiyorum,” dediğim gündü. Beni büyük bir dikkatle dinledi. O akşam beni tamamen aralarına kabul ettiklerini, gruplarına dahil olduğumu anladım. Pek çok bakımdan farklı olsa da özellikle bir konuda, anlatma becerimiz, anlatma arzumuz ve yaşamı paylaşma konusunda aynı olduğumuzu anladım.[1]

 

Yaz rehavetinin baş göstermeye başladığı bu sıkıntılı günlerde hayata karşı yeni bir yaklaşımla tanışmak ya da düşünce biçiminizi yeniden yönlendirmek isteyenler bu kitaba mutlaka göz atmalı.

 

 

[1] Luis Sepúlveda, Carlo Petrini, Mutluluğa Dair Bir Düşünce, çev. Şemsa Gezgin, Can Yayınları, 2018, s. 59-60

Mutluluğa Dair Bir Düşünce
Luis Sepúlveda
Carlo Petrini

İlgili Yazılar