İlk Temas > Uzun Uzun >

Kemal Bilbaşar'la İlk Temas

Bir yazardan edineceğiniz ilk intiba, okur-yazar ilişkinizin devamını biçimlendirir. Huzurlarınızda, yazarlarla ilk temasınızda size yol gösterecek bir dizi.
Kemal Bilbaşar'la İlk Temas

Mustafa Çevikdoğan

22.5.2017

Edebiyatımızın öğretmen yazarlarından Kemal Bilbaşar, Anadolu’nun, özellikle de Ege’nin kasabalarında geçen roman ve öyküleriyle bizlere değerli bir külliyat bıraktı. Behçet Necatigil’in ifadesiyle, “Refik Halid’le başlamış bir memleket hikâyeciliğini hicivci ve sert bir gerçekçilik anlayışı içinde” devam ettiren Bilbaşar, memuriyeti ve askerlik görevi sırasında Anadolu’ya ve memleket gerçekliğine dair birçok şeyi yerinde öğrendi, bunları eserlerinde işledi. Denizin Çağırışı, Cemo, Memo gibi eşsiz romanların yazarı, edebiyatımızın en özverili “edebiyat öğretmeni” Kemal Bilbaşar’ı tanımayanlara olduğunca tanıtabilmek, kıymeti anlaşılmamış kitaplarını hatırlatmak amacıyla küçük bir liste hazırladık.

1. Ay Tutulduğu Gece

 “Kasabaya gelen bekâr” teması üzerine kurulan Ay Tutulduğu Gece, bize göre edebiyatımızın en keyifli kitaplarından biri. Keyifli sözcüğü yanıltmasın, gerek satıhta gerek satır aralarında saklı dramları da barındırıyor bu roman; ama öykülemesiyle okuyucuya keyifli bir okuma deneyimi sunduğu su götürmez. Demokrat Parti iktidarının ilk yılında kendini gösteren toplumsal değişikliklerin özellikle vurgulandığı Ay Tutulduğu Gece, Yakup Kadri’nin Yaban’ıyla birlikte okunduğunda Milli Mücadele döneminden 1950’ye, Ege köylerinde yaşanan değişimi ya da yerinde sayışı imlemesi bakımından da önemli.

 

2. Irgatların Öfkesi

Kemal Bilbaşar genelde romanlarıyla anılsa da öykülerinde de bu eserlerdeki kadar renkli dünyalar yaratabilmiş bir yazar. Cevizli Bahçe ve Irgatların Öfkesi kitaplarında bir araya getirdiğimiz öyküleri, romanlarındaki ana izlekleri çevrelerinden kuşatan ve ayakları yere sağlam basan bir külliyat oluşmasını sağlayan eserler. Yazar, kimi zaman romanlarındaki mekânlar, karakterlerin yan hikâyelerini de öykülerine taşıyarak kanonunu diri tutmayı başarıyor. Kimi zaman bu öyküler, büyütülüp roman oluyor. “Irgatların Öfkesi” de kırsala ve işçi haklarına yoğunlaştığı en etkileyici öykülerinden biri.

 

3. Cemo

Cemo ve Memo, Kemal Bilbaşar’ın Dersim’i anlattığı iki romanı. Yazarın diğer romanlarında da rastladığımız gibi Cemo da aslında bir öyküden, Cevizli Bahçe kitabına aldığımız “Çancı’nın Karısı” öyküsünden hareketle yazılmış. Yazar, 1966’da basılan Cemo’da, Cemo karakteri etrafına 1920’lerin Dersim yaşantısını ve Şeyh Said İsyanı’nı koyar. Romanın ilk bölümünde babası, ikinci bölümünde ise kocası Memo anlatır bize Cemo’yu. En zor yıllarda, en zor topraklarda verilmiş bir hayatta kalma savaşıdır Cemo ve Memo’nunki.

Cemo 1972’de sinemaya da uyarlanmış; senaryosunu Ayşe Şasa’nın yazdığı, yönetmenliğini ise Atıf Yılmaz’ın yaptığı filmin başrollerinde Türkân Şoray ve Fikret Hakan oynamıştı.

 

4. Yeşil Gölge

Yeşil Gölge, yazarın yine kasaba hayatına eğildiği bir roman. 1950’ler Türkiye’sinden insan tiplerinin birçoğu, B… kasabasında karşımıza çıkıyor. Sırtını yeni iktidara dayamış toprak sahibi Müezzinoğlu ve onun zorbalıklarıyla mücadele edenler, çıkarcılar, gericiler… Ülkedeki birçok siyasi düşüncenin kıyasıya eleştirildiği Yeşil Gölge, Kemal Bilbaşar’ın en sert ve karamsar romanlarından biri.

Yeşil Gölge’nin yazılış hikâyesi de oldukça ilginç. 1940’ta “Cevizli Bahçe” adında bir hikâye olarak yazılıyor. 1945’te Kadırga adıyla oyuna dönüşüyor, nihayet 1959’da roman haliyle son formuna kavuşuyor.

 

5. Kölelik Dönemeci

Osmanlı ile Rusya arasına sıkışıp kalmış Abhaz ve Adıga Çerkeslerinin hikâyesi, destansı bir roman. 1774’teki Küçük Kaynarca Antlaşması’yla ciddi anlamda güç kaybeden Osmanlı Devleti, gerektiğinde Rusya’ya karşı kullanmak üzere Kafkaslardaki dağlı kabileleri Osmanlılaştırma stratejisi izlemeye başlar. Bu doğrultuda Ferah Ali Paşa, Soğucak’a atanır ve bir iskân faaliyetine girişir. Ama geleneklerine sımsıkı bağlı olan Çerkesler, hayat tarzlarında herhangi bir değişiklik istememektedir. Kemal Bilbaşar’ın kılı kırk yararak ince etütlerle, yerel sözcüklere de yer vererek yazdığı ve kimi zaman tüyler ürpertici şiddet sahnelerine de rastlanan 700 sayfalık bu dev roman, “dağlı ve vahşi” bir halkın iki imparatorluk arasında hayatta kalma çabasına odaklanıyor.

Okuma Listesi
Kemal Bilbaşar

İlgili Yazılar